16 Eylül 2017 Cumartesi 13:47
83 Okunma

GAZİANTEP - FERİDE PELİN İNAL

Gaziantep'te yöre halkı tarafından bağlardan toplanan "dökülgen" adı verilen üzümler, uzun ve zahmetli sürecin ardından pekmeze dönüştürülüyor.

Gaziantep'te sonbaharın ilk günlerinden itibaren pekmez yapımına başlanıyor. Kadın, erkek, çocuk herkesin katkıda bulunarak yaptığı pekmez, kış sofraları için hazırlanıyor.

Yöre halkı tarafından bağlardan toplanan üzümler, çuvallara doldurulduktan sonra ezilerek suyu çıkarılıyor. Elde edilen üzüm suyu, büyük kazanlarda ve odun ateşinde saatlerce kaynatılıyor.

Kışın birçok evin sofrasını süsleyen pekmez, aileler tarafından "soğuktan korunmak ya da kansızlığın giderilmesi için" yoğurt ve süt gibi besinlerle tüketiliyor. Bazı aileler ise ihtiyaç fazlası pekmezi, önceden anlaştıkları kişi ya da iş yerlerine kalitesine göre litresi 5-10 liradan satıyor.

"Antep pekmezinin üzümü başka illerde yetişmez"

Şehitkamil Ziraat Odası Başkanı Cuma Yiğit, çiftçileri üzüm yetiştiriciliği konusunda teşvik etmeye çalıştıklarını söyledi.

Bu kapsamda GAP İdaresi Başkanlığı ile ortak proje geliştirdiklerini bildiren Yiğit, şöyle konuştu:

"Gaziantep pekmezinin üzümü 'dökülgen' dediğimiz ince kabuklu beyaz üzümdendir. Buna 'pekmezlik üzüm' deriz. Bu da şehrimize hastır. Bağcılık azaldığı için pekmez de azaldı. Pekmezin yapımı eskiden aylarca sürerdi. Şimdi 15 gün kadar sürüyor. Bağcılığı geliştirmek için projeler geliştiriyoruz. Üzüm arttıkça pekmez yapımı da yeniden artacaktır."

Kızıl Köyleri Pekmezciler Derneği Başkanı Mustafa Bayındır da yöresel lezzetleri unutturmamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Pekmez başta olmak üzere sucuk, pestil ve tarhananın kaybolmaması için uğraştıklarını anlatan Bayındır, "Pekmez sağlığa da çok yararlı. Biz küçükken kansız olanlara pekmez şerbeti içirilirdi. Bağcılığı teşvik ediyoruz. Pekmez üretiminin artması için uğraşıyoruz." dedi.

Antep sofralarının vazgeçilmezi

Üreticilerden Gülşen Tamer de pekmezin kendileri için vazgeçilmez lezzetler arasında yer aldığını söyledi.

Pekmez yapımının çok zahmetli olduğunu ifade eden Tamer, şunları kaydetti:

"Her sene kış için yoğun bir hazırlığımız olur. Dokuzuncu ayın ortasında pekmez yapmaya başlarız. Bir gün bağ keseriz, ikinci gün akşama kadar yapımı sürer. Pekmez yapmaya başlayınca köydeki kadınlar yardıma gelir. Herkes birbiriyle yardımlaşır. Pekmeze nişasta kattığımızda da pestil olur. Kışın cevizle, fıstıkla yeriz. Ailem için yaklaşık 100 kilo pekmez yaparım. Pekmez reçel gibi şekerli değil doğaldır, zarar vermez. Kışın insanı sıcak tutar."

Kaynak: AA

dikGAZETE.com
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir