});

Kendisini doğduğundan beri kulağına fısıldanan Aydemir ve babasından aldığı Gültekin soyadıyla tanıyoruz.

Fatih Üniversitesi’nde 2005 yılından bu yana, topluluklar sorumluluğu, sanat yönetmenliği, eğitmenliği, yazar ve yönetmenliği hatta bir ara öğretim görevliliği yaptığı söylentisi mevcuttur.

Birtakım karalamaları, tiyatro eseri diye kaleme almış, yönetmeye çalışmış ve yer yer adam yokluğunda oyuncu olarak da görev almıştır.

Aydemir Gültekin, İstanbul’un şirin ve bir o kadar da manevi atmosferi yüksek ilçesi Eyüp’te demokrasi ve özgürlüklerin paletler altına alındığı bir zaman diliminde hayat perdesini açtı. 

Güzel ama ayrıntılarını pek hatırlayamadığı bir çocukluk devresinden sonra ilk, orta ve lise eğitimimi yine aynı ilçe sınırlarındaki okullarda tamamladı.

Lise yıllarında para kazanıp zengin olma düşüncesiyle, iş hayatına atıldı.

Daha sonra “Okumayanı adam yerine komazlar” düsturunu göz önünde bulundurarak üniversite sınavlarına girdi.

Girmekle kalmayıp Türkiye şartlarında iyi diyebileceğimiz bir üniversiteyi kazandı.

Ama kader o ki kayıt olmak için gittiği üniversitenin kapısından döndü.

Hem de yaklaşık 1100 km kat edip hiçbir gerekçe yokken…

Bu dönüş, hayatının da dönüşü oldu.

Daha sonraki yıl, tekrar üniversite sınavına girdi ve bu sefer tercihi daha uzak bir yer – kuş uçuşu 4000 km olan- Kazakistan oldu.

Aldığı lisans ve hayat eğitimi sonrası durağı tekrar Türkiye oldu.

Ufak-tefek bir iki çalışma denemesinden sonra, Fatih Üniversitesi’nin kapısından içeriye adımını attı ve şimdiye kadar da çıkmadı.

Halen Fatih Üniversitesi Tiyatro Eğitmenliği, Sanat Yönetmenliği ve tabi ki Fatih Sanat, Genel Sanat Yönetmenliğini yürütmektedir 

Bu zatı iyi belleyin.

4 yıl önce tiyatrosunu inceleyip bir satırlık mesaj yazdım:

"BAKTIM ARANIZDA NE TİYATRO ÖĞRETİMİ NE DE TİYATRO EĞİTİMİ ALMIŞ BİRİ VAR!.. SİZE BURS VEREN NASIL BİR ZİHNİYETTİR" diye…

AMAN AMAN BİR AŞAĞILAMALAR…

BİR SÖVMELER…

BENİM ZATEN TEK ESERİM YOKMUŞ…

BEN SADECE BELEDİYE KAPILARINDA KEMİK BEKLERMİŞİM…

BİR SAYFA SIVAMIŞ…

Hemen yazıyı o zamanlar bu topluluğun bütün oyunlarını oynadığı BAĞCILAR BELEDİYESİ’nin bizim Kültür Müdürümüz Kenan Gültürk'e ulaştırdım…

Hala bir ses çıkartmadı…

Bir de aklıma geldi…

Fatih Üniversitesi rektörünü ziyaret ettim…

Şerif Ali Tekalan’ı…

İyi tanışırız!..

"Ne demek mahvederiz... Şööle yaparız böyle ederiz…” dedi.

Yalan tabii!..

Artık istese de yapamaz!

Paralelin önde gelen firarilerinden yurtdışında kendisi

Hani deniyor ya!

"BİZ SAFMIŞIZ BİZİ KANDIRDILAR” diye…

BİZ SAF DEĞİLDİK, BİRLİKTE ZULMETTİNİZ BİZE

Ulvi Alacakaptan, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.