});

Toplumlar, haksızlığa uğratıldıkları fikri oluşturularak ezikleştirilen zihin dünyaları ile birlikte ve bu hisler üzerinden kışkırtmalar yapılarak bir ülke nasıl yağmalatılır ve varlıkları nasıl ele geçirilir?..

"Arap Baharı" adı altında başlatılan halk hareketlerinin temelinde toplumların haksızlıklara maruz bırakıldığı fikri zerk edildikten sonra, bu hakların geri alınması içgüdüsünün de tetiklenmesi ile ülkelerin yağmalanmaları gerçekleştirildi.

Bu tür halk hareketleri üzerinden ülkelerin nasıl yıkıldıklarına hep birlikte şahitlik ettik.

Aslında senaryo hep aynı, sistemin açıkları üzerinden toplum çeşitli haksızlıklara maruz bıraktırılarak ayrışmalar tetiklenmekte ve böylelikle ayrışan kesimlerde hak alma talebi oluşturularak sisteme karşı hak aramaların önü açılmakla birlikte, çöküş başlatılmaktadır.

Sınırlarımızın diğer tarafında bulunan Irak’ta bu senaryo çok güzel uygulandı ve başarıya da ulaştılar.

Geride kalan ise milyonların ölümü ve yıkılan bir devlet yapısıdır.

Yaşanan bunca olaydan sonra hala ayakta kalmaya ve sistemi tesis etmeye çabalayanların göremediği veya farklı bakış açısı ile durumu değerlendirdikleri için bir çıkış yolu hala bulunabilmiş değildir.

Gelelim kendi ülkemize;

Zihin Kodlarımız her ne kadar Ortadoğu’ya yakın olduğu gibi görünse ve öyle sanılsa da farklıdır.

Anadolu topraklarının Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde, Kuzeyde Karadeniz bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın zihinlerinde, hep bir geri bırakılmışlık ve eziklik duygusu bölge sakinlerinin zihinlerine işlenegelmiştir maalesef.

Halbuki, ülke idaresinde hep bu bahsi geçen bölgenin insanları sürekli olarak yönetimde mevcut bulunmuşlardır.

Nedir bu tezatlığın altında yatan çelişki?

Yoksa, bölge insanlarının haksızlığa uğratıldığı ilüzyonu ile mağduriyet algısı oluşturan idari oyuncular, koltuklarında kalabilmek için böylesi bir planlama mı yapmaktadırlar.?

Çünkü Anadolu topraklarında sürekli olarak bir mağduriyet türküsü tutturulagelmiş ve bu mağduriyetler üzerinden iktidara yürüme ve ele geçirme senaryoları uygulanmış ve dahi birçok defasında başarılı da olunmuştur maalesef!..

Neden doğru kodlamalar ile doğru davranışlar sergilenmemektedir?

Eziklik duygusunu zihinlere zerk etmenin gelecekte oluşturacağı tahribat hiç hesap edilmez mi!..

Kısa vadeli hesaplar için uzun vadeli planlamalar neden heba edilir ki!..

Herkesin aklını başına alması gerekmektedir.

Çünkü AKIL ile değil de İÇGÜDÜ ile davranılır ve hesaplar yapılırsa kaçınılmaz son hepimizi beklemektedir.

***

DAVETİMDİR!..

Tüm TÜRK, KÜRT, ÇERKEZ, LAZ, ERMENİ, ARAP, YAHUDİ, ABHAZ ve ismini sayamadığım diğer kesimlere; bu coğrafyada yaşayan herkese hitaben!..

Coğrafyam insanı, kendi arasında birleştirici ve kaynaştırıcı olan güvene dayalı sistemi her ne kadar inşaa etmiş olsa da aramıza karışmış ve bizlerdenmiş gibi görünen, fakat coğrafyamızın çıkarlarının tersine faaliyet gösterenler, yüzyıllarca aramızdaki güven ilişkisini yok etmeye yönelik faaliyetleri ile kışkırtmalar ve çatışmalar temelinde amaçlarına ulaşmış, coğrafyamızda bizlerin birbirlerine olan güvenini sarsmayı başarmışlardır.

Dünya genelinde, "Batı medeniyeti" olarak yutturulmaya çalışılan ruh hastası, hırsız, yağmacı, katliamcı, insanlık düşmanı yaşama tarzı ve zihniyetin, medeniyet olarak bize dayatılması kabul edilir bir durum değildir!

Çünkü bu tasavvur, ayrışmayı ve haksızlığı tesis eder özelliktedir. Yani bencilliği dayatır.

Halbuki, özümüzde mevcut ve mayamız olan Hakka Kanaat Şiarı, yani sosyal adalet düzeni, toplumu topyekün kalkındıran ve zihinlerde paydaşlığı geliştirip, birlikteliği güven üzere tesis eden anlayış ve yaşama tarzıdır. Doğru kodlara sahip SİSTEMDİR!..

Bir türlü doymayan ve ihtiyacından fazlasını vermeyi kabul etmeyenler, Mekkeli müşriklerin takipçileri değil de kimlerdir!..

Gerçeği görmek ve pirincin içindeki beyaz taşları algılamak adına denmelidir ki;

Her kim menfaati uğruna din konusundan dem vuruyor ve bundan menfaat devşiriyorsa, onlar Mekkeli müşriklerin takipçileridir.

İşte, ülkelerin yağmalanması, küresel bir senaryo olarak bu şekilde kurgulanmaktadır.

Geleceğimizin, ezik ruh haline sahip yağdanlık kişilikler tarafından kurması kabul edilemez!

Özgür ruhlu "Kadim Türk Milleti" ve devletine bağlı bireyler üzerinden sistem inşaa etmek elzem hal almıştır.

.

Ali Karani, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir