Hangi Beşiktaşlıya sorsak, geçmişten süre gelen takıntı; ‘İyi başlayan sezonda, takım sekteye mi uğrayacak?’ kaygısı hakim. Önceki yıllarda bunun örnekleri oldukça fazla olmasından dolayı, bir yere kadar duyulacak kaygılarda da haklılık payı da yok değil...

Peki, Kartal ‘kadro’ olarak bunu hak ediyor mu? Kesinlikle hayır. Sergilediği futbolda bunu görmek mümkün! Attığından daha çok kaçırıyor. Bu demek oluyor ki, rakip kalede sıkça gözüken bir kadro yapısına sahip. 

Kadro yapısı ve oyun anlayışı olarak, siz eğer sıkça gol bölgelerinde daha çok gözükmek istiyorsanız, her defasında ya kontra yersiniz, ya da görev-sorumlukları üstlenen oyuncularda, yorulmaya bağlı olarak verim düşüklüğü yaşar.

Beşiktaş’ın golcü isimleri Mario Gomez ve Cenk Tosun. Sezon başından bu yana her iki oyuncu da, büyük gayret-çaba içerisinde. Rakip kalede etkili olmalarının temel gayesi, her iki futbolcunun birbirlerine gösterdikleri karşılıklı anlayış, kazancın bir parçası olması. Siz bu tanıma ‘profesyonelliğin sahada uygulanış şekli’ olarak da tanımlayabilirsiniz.

Akhisar maçıyla birlikte birçok ‘aksaklık’ su yüzüne çıkmaya yetti. Kazanmak için mücadele yetmez, rakip kalede yakaladığınız pozisyonları gole çevirmeniz gerekir. Beşiktaş takım olarak iyi mücadele ediyor. İsim olarak ‘yıldız’ kategorisine girecekler az değil. Gökhan, Kerim, Olcay, Sosa... Adı geçen isimler sahada iyi yönetildiğinde, Kartal’ın başarısı, hedefe kilitlenmesi zor olmayacaktır. 

Beşiktaş’ta önceki yıllarda var olan ‘lige iyi başlayıp devamı gelmeyecek mi?’ hastalığının bugün Kartal’ın gündeminden düşmesi gerekiyor. Teknik direktöründen-futbolcusuna başarılı bir ekip görüntüsünde. İnsanın kendi kendisine; ‘Bugün başarı gelmeyecek de, ne zaman gelecek!’ diyesi geliyor. 

Beşiktaş için bu kadar net konuşmamızdaki etkenlerden en önemlisi rakiplerin durumu. Fenerbahçe’yi bir kenara koyarsak, Galatasaray ve Trabzonspor’un durumu ortada. Her iki ekip de gerek yönetim, gerekse teknik ekip açısından zor bir süreç geçiriyor. Fırsat ayağınıza kadar gelmiş demektir.

Beşiktaş için şimdi zorlu bir sürece giriyor. Önce Kayseri hemen ardından Sporting ve Galatasaray maçları var. Sizin gücünüz, rakiplere cevap verdiğiniz ölçüdedir... Takım yorgun olabilir, ceza ve sakatlıklardan dolayı eksik oyuncunuz da olabilir. Farklı kulvarlardaki mücadeleyi bir arada götürmek elbette ki külfet olarak da gözükebilir. Aması, ‘büyüklüğünüz’ zorlu süreçte ayakta kalmakla olacaktır...

Sürecin Beşiktaş için önemi ise bir an önce toparlanması. Yoksa orta saha ve forvetiniz iyi olabilir. Savunmanız iyi değilse, bu aksaklık kaleciniz Tolga’nın gönderilmesi söylentilerine kadar sürer. Başkan Fikret Orman’ın ‘Statsız bir takım ancak bu kadar’ sözü-savunması bir yere kadar. Transfer sezonu devre arası olacağı gerçeği göz önüne alındığında geriye, şimdiki mevcut kadro ile başarılı olmaktan başka seçenek kalmıyor.

*****

Twitter-Facebook: ahmetgulumseyen

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.