-Yanan bir ev üzerine ev sahibiyle tartışamazsınız

ama itfaiyeciyle tartışabilirsiniz-

Tiyatroya meslek olarak girişim Dostlar Tiyatrosu ile yaşıt 1969 Yani 47 yıla gidiyor.

Daha sonra İBŞT de Ortaoyuncular da çalıştım 1984'de Çağrı Sahnesi'ni 1987'de BirlikSahnesi'ni kurdum; sürüyor.

TİSANTODER yönetim kurulu üyelikleri ve Genel Sekreter, Başkanlık makamlarında bulundum GSM ve BBTO Kurucu Genel Sanat Yönetmeni’yim.

Ankara’nın tiyatroya gidişlerini severim.

70’di... Dostlar Tiyatrosu İşçi Kolu'nda eğitim görüyorduk.

Çankaya'ya çıkan yokuşun başında yeni bir salonun yeni tiyatrosunda Ankara BirlikSahnesi'nin gerçekten yeni oyununu izledim çarpıldım

AsiyeNasılKurtulur'a Beş yaşından beri benzer oyunlar izlemiştim ancak hiçbirine benzemez unic biricik bir yanı vardı. Zeliha Berksoy, şaşırtıcı başarısını sonraları sadece herrolde yineleyecekti ne yazık.
Vasıf Öngören'i ilk o oyunda tanıdım o gün tanışmadık

O günlerin Türkiyesi büyük gelişmelere gebe, çalkantılı coşkulu Devrimci, Ülkücü az da olsa İslamcı gençlerin toplum için yeni bir düzen umdukları coşkulu günlerdi

Solda İstanbul'da Dostlar, Ankara’da AST, Halk Oyuncuları ve şimdi de Ankara Birlik Sahnesi araştırıcı, kafa yorucu değişimden yana bir tiyatronun sanatsal yaratıcılığı kamçılayan baskı ve zorluklarla savaştığı bir ortamın bayraktarlığını yapıyorlardı

Büyük tartışma ülke Prekapitalist bir aşamada mı yoksa Emperyalizmin güdümünde bir Kapitalist Döneme geçti mi tartışmasıydı.

Milli Demokratik Devrimciler ve Sosyalistler ötekilerden çok, birbirleriyle boğuşuyordu sanki... 9 Mart’ta Sol bir darbe beklenirken Faşist bir dönem başladı 12 Mart’ta…

Vasıf Öngören, Mustafa Alabora ve Halil ErgünMamak Askeri Cezaevi'nde amcam Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Uğur Alacakaptan ve asistanı Uğur Mumcu ile mapus arkadaşı oldular.

Vasıf’la hiç birlikte çalışmadık ama ortak dostlarımdan prova alışkanlıklarına reji yönlendirmelerinden teorik iddialarına kadar haberdardım.

Vasıf Öngören konvansiyonel oyuncuları ürkütüyordu.

Vasıf, bir ideolojinin sanatsal bir biçime birebir döküldüğü bir tiyatronun Epik Tiyatro’nun şaşmaz ve tek temsilcisiydi.

Bu alışkanlıklarının ve kolay alkışın esiri oyuncuları, adeta panik atak krizlerine sokuyordu.

Ve diyalektik tarihi materyalizmin bilgisi olmadan oyun ve rol dramaturjisi ne kadar mümkündü?

Bunlar şırıngayla zerkedilmezdi

Ya seyirci

BBnin arzuladığı seyirci "Tiyatroya girerken vestiyere şapkasıyla beraber beynini bırakmayan” bir izleyiciydi. Ne yazık ki Brecht bile sağlığında böyle bir seyirci bulamadı.

O, üretim araçlarına sahip olacak işçi sınıfının daha az çalışıp daha çok üreteceğini ve kültür sanata daha çok zaman ayıracağını düşünüyordu.

Bu teoride kaldı Reel Sosyalizm de gerçekleşmedi

Vasıf Öngören, uzun upuzun provalar yapan ayrıntı ve Sosyal Gestus üzerinde tartışan duran, oyuncuyu yoran bir yönetmendi denebilir.

Epik göstermeci tiyatroya yaklanırşan bizim geleneksel tiyatromuza biraz daha yanaşsaydı nasıl olurdu acaba. O yanlış yaptı demedim, acaba daha şenlikli bir üslup çıkar mıydı ortaya!

Vasıf Öngören, kalıcı klasikleşmiş yol gösterici oyunların yazarıdır.

Bugün özgün bir Türk Tiyatrosu’nun, bir Yerli Tiyatro’nun sahibi olmamamızın başlıca nedeni O’nu erken yitirmiş olmamızdır.

Asiye Nasıl Kurtulur
Göç 
(Almanya Defteri)
Oyun Nasıl Oynanmalı
Zengin Mutfağı

Değişik toplumsal sorunlara, slogana kaçmadan klişe ve karikatüre sığınmadan yanaşan, seyirciye zihinsel hazzı tattıran oyunlardır.

Bertolt Brecht, Tiyatrosu için bir mutfak sıfatı kullanır: Kulinarisch yani lezzetli.

Bir sanat ki eğlendirmiyor=haz vermiyor atın çöpe.

Vasıf Öngören, bir çok değerimiz gibi unutkanlığın hoyrat değirmeninde öğütüldü.

O birçoğumuz gibi Evrenselliğin önce ulusal olmasından geçtiğine inanırdı.

Şimdi bir vakıf mı bir topluluk mu kurulur Vasıf’ın mirasını sahiplenen bilmem. Ancak sürekli çabadan yanayım, anmalar cılız kalıyor.

Konservatuardan mezun ve veya yeni mesleğe atılan genç tiyatrocuların alelusul bir topluluk kurup Ray Cooney ve veya Ephraim Kishon oynamaları içimi acıtıyor dahası öfkelendiriyor.

Ayberk Çölok, Tomris İncer, Tümer Özen, Oktay Sözbir, Yaşar Güner, Ali Taygun ve niceleri göçtü gitti.

Ancak Meral Taygun, Ertuğ Koruyan, Halil Ergün, Mustafa Alabora, Elif Türkan Çölok, ve Vasıf abinin emaneti Aslı Öngören... Ha bir gayret benden ne istenirse hazırım

Vasıf, şimdilerde çok kullanılan karizma sözcüğünün sözlük karşılığıydı

15 kişi, bir masanın etrafında toplanın, herkesin gözü ve kulağı Vasıf’ta olurdu.

Son 10 yıldır hemen her ay Berlin’e gidiyorum; öncelikle çeşitli tiyatrolardan tabii başta Berliner Ensemble, Volksbühne, Schaubühne, Gorki Theater'dan tüm Brecht oyunlarını izledim. Kitaplarını okudum, evlerini gezdim.
Evet şimdi özellikle kendi dilinden okuyunca biliyorum Brecht’in Epik Tiyatrosu’nu…

Bana, Vasıf Öngören yardımcı oldu Nasıl mı?

Pedogojik tavsiyelerden biri.

"Çocuğunuz size bişey sordu

Ona çocukca bölük pörçük bişeyler gevelemeyin

Konuyu açıkca basit kelimelerle anlatın

Belki o an hazır değildir, gelişimi yeterli değildir

Ancak günü gelip, ta o sorunla karşılaştığında geriye attığı o bilgiler daha kolay anlamasına yardımcı olacaktır

Sağol Vasıf, şimdi anlıyorum.

Güzel ülkem talihin varsa çaba göster sen de anla Vasıf’ı

*

Sevgili Aslı Öngören, Vasf ve Nuran’ın meslektaşlarımızın emaneti babası ve tiyaTROSU ÜZERİNE BİR KİTAP HAZIRLİYOR... Bu da benim katkım.

Ulvi Alacakaptan, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir