});
31 Temmuz 2017 Pazartesi 20:07
46 Okunma
Savcılık ifadesinde “Adil Öksüz’ü Akıncı’da gördüm” diyen darbeci pilot çark etti

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Kara Havacılık Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 155 sanık hakkında açılan davanın birinci celsesi tamamlandı. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Ceza ve İnfaz Kurumu'ndaki duruşma salonunda görülen davaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları, müştekiler ile sanık yakınları katıldı. Davada savunma yapan sanık eski Pilot Albay Uğur Kapan, 15 Temmuz günü saat 21.00 sıralarında eski Kara Havacılık Komutanlığı Okul Komutanı Tuğgeneral Ünsal Coşkun’un kendisini aradığını belirterek, “Tuğgeneral Ünsal Coşkun, Güvercinlik tarafında bir terör saldırısı olabileceğini söyledi ve oraya gitmemi istedi. Emre uyarak silahımı ve uçuş ekipmanlarımı alarak hareket ettim. S-70 helikopterin yer aldığı alana ilerledim. Uçuş öncesi kontrolün yapılmasının ardından kuleden izin alarak uçuş hazırlıklarına başladım. Kulenin talimatıyla Akıncı Üssü’ne gitmek üzere kalkışa geçtim” diye konuştu.

Akıncı Üssü’ne girmeye yakın kuleden “Akıncı Üssü’ne girişte yurtta sulh deklare edilecek” denildiğini anlatan Kapan, “Yurtta sulh” diyerek üsse giriş yaptığını söyledi. Hiçbir uçuş görevine katılmadığını, sabaha kadar Akıncı Üssü’nde beklediğini öne süren Kapan, yalnızca yaralıların tahliyesine yönelik konuşmalar yaptığını savundu.

Önce “gördüm”, sonra “görmedim” dedi

Kapan, savcılık ifadesindeki “Karargah binasında brifing salonu olarak kullanılan yere girdiğimde içeride tüm ve tuğgenerallerden oluşan yaklaşık 10-12 kişilik bir grup vardı. Tamamı resmi kıyafetliydi. İçlerinde sivil sadece 1 kişi vardı. Daha sonra medyada fotoğraflarını gördüğüm için tanıdım. Adil Öksüz olarak medyadan tanıdığım kişi de oradaydı. Sivil giyinimliydi” beyanlarını kabul etmediğini söyledi. Kapan, “Cezaevine konulduktan sonra gazetelerden Adil Öksüz’ün fotoğrafını gördüm. O kişinini Adil Öksüz olmadığını anladım” iddiasında bulundu.

16 Temmuz sabahı Akıncı Üssü’nde helikopterine doğru giderken Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı gördüğünü ve yanına gittiğini aktaran Kapan, “Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, bana kendisini Başbakanlığa götürecek helikopteri kullanmamı emretti. O sırada uçuş yasağı vardı ve ben de kendisine bunu ilettim. Akar da helikopterde kendisinin olacağını ve uçuş güvenliği alınmasını emretti. Helikoptere kadar kendisine eşlik ettim. Bu sırada helikopter teknisyeni bir tümgeneralin geldiğini söyledi. Komutanımızın talimat vermesi durumunda helikoptere binebileceğini kendisine ilettim. Akar’ın müsaadesinin alınmasının ardından tümgeneral helikoptere bindi. Daha sonradan adının Mehmet Dişli olduğunu öğrendiğim tümgeneral helikopterde Genelkurmay Başkanının arkasına değil, bizzat yanına oturdu" diye konuştu.

"Fetullah Gülen'den şikayetçiyim"

Kapan’ın savunmasının tamamlanmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Davanın savcısı sanık Kapan’a “Burada herkesten şikayetçi olduğunu söylediniz. Bu darbe girişimine teşebbüs eden bir örgüt var, o örgütün de bir elebaşı var. Örgütün elebaşı Fetullah Gülen’den de şikayetçi misiniz?” şeklinde soru yöneltti. Kapan’ın, “Devletim kimden şikayetçiyse ben de ondan şikayetçiyim” cevabı üzerine savcı, “Devletin ne düşündüğünü değil kendi düşünceni söyle. İsim olarak şikayetçi misin?” dedi. Bunun üzerine sanık Kapan, “Ben de Fetullah Gülen’den şikayetçiyim” yanıtını verdi.
Mahkeme Başkanı Oğuz Dik’in, “Bu darbe teşebbüsünü kimin yaptığını düşünüyorsun?” şeklindeki sorusuna Kapan, “Bu bir tuzak, bunun tuzak olduğu belli. Kara Kuvvetleri Komutanının ne maksatla gönderildiğini ve neden bir şey yapmadan gittiğini sormuyorsunuz? Bizi tasfiye etmek isteyenler bunu yaptılar. Benim öz geçmişime bakın anlarsınız. Ben vatanımı, milletimi seven bir subayım” yanıtını verdi.

“Başkomutanına ihanet eden ordu olsa olsa Yunan ordusu olur”

Kapan’ın ardından savunma yapan eski Kara Havacılık Komutanlığı Kurmay Başkanı Yarbay Mehmet Şahin, 15 Temmuz hain darbe girişimini Orgeneral Hulusi Akar ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın yaptığını iddia etti. TSK’nın 15 Temmuz gecesi yeterli önlem almadığını öne süren Şahin, en ufak bir terör saldırısı ihtimalinde dahi personele telefonla mesaj çekilirken, 15 Temmuz gecesi personele bir bilgilendirme yapılmadığını savundu. Şahin’in bu sözlerine tepki gösteren bir müşteki, “Türk milleti ordusuna güvendi, ihaneti ordusundan beklemedi. Onun için önlem almadılar. Başkomutanına ihanet eden bir ordu TSK olamaz, olsa olsa Yunan ordusu olur” diye bağırdı. Şahin, iddianamede kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek, ne FETÖ üyesi ne de darbeci olmadığını iddia etti.
Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, davanın bugünkü celsesini sonlandırdı. Davaya, yarın saat 09.30'da devam edilecek.

Abdullah Sarıca
 

dikGAZETE.com
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.