“Unutmayacağız.. Unutturmayacağız..” başlığı altındaki yazısında, Ali Katahasanoğlu, bazı Oda’lardan “Oda’cılara, bazı siyasetçilerden, siyasetçi gibi görünenlere, gene bazı “Medya Organları”ndan, “Müttefik” sayılan Doğu’dan Batı’ya bazı devletlerin yapıp-yapmadıklarına ve isimleri belli bazı kişilere kadar, son dönemde göze batan, öne çıkan bir dizi unutulmaması, unutturulmaması gereken noktalara bir bir dikkat çekti…

İşte yazısı

:

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine 21 gün kaldı..

“Balık hafızalıyız” diye bir söz var..

Söylenilenleri, yaşanılanları çarçabuk unutuveriyoruz..

Unutmamak için..

24 Haziran’dan sonra da hatırlamak  için..

Sizlere bir demet, “unutulmaması gerekenler”den sunmak istedim..

• İSTANBUL’UN BARO’SU… "MİMARLAR"LA “TABİPLER”İN ODASI...

Meslek kuruluşlarından..

İstanbul Barosu’nu.. 

Mehmet Amca’nın bakkal dükkanı değil..

Anayasa’da tanımlanmış, kamu yararına çalışan bir meslek kuruluşunun..

“Kamu yararına çalışıyor” tanımlaması ile faaliyet gösterirken yaptıkları açıklamada, TBMM’nin aldığı erken seçim kararını, tam bir CHP kafası ile yorumlayıp “baskın seçim” olarak nitelendirdiğini unutmayacağız..

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi, İstanbul Barosu’nun tüm yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, baronun kapısında değil, binanın önünde değil, sokağın ortasında karşıladıklarını unutmayacağız..

Muharrem İnce’nin ziyareti vesilesi ile İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun, seçimi tartışmalı hale getirmek isteyen çevrelerin dedikodularını ciddi gibi göstermek amacıyla yaptığı, “Türkiye’de yıllardır yapılan seçimlerin hemen ertesinde başlayan tartışmaların bu seçimde olmamasını temin edebilmek konusunda kendimizi görevli sayıyoruz!” açıklamasını unutmayacağız..

Bir başka meslek kuruluşu TMMOB’un, iktidara ve muhalefete eşit uzaklıkta durması gerekirken, anayasal statüsü olan bir kurumun parası ileyayın yaptığı internet sitesindeki “Bu tablonun sorumlusu, iktidarlarını sürekli kılabilmek için, tek adam rejimini inşa edebilmek için anayasal demokrasiyi ortadan kaldıranlardır” şeklindeki hakaretlerini unutmayacağız..

İstanbul Tabip Odası öncülüğünde düzenlenen sözde “İnsan hakları” adına verilen ödüle, bu ülkenin istihbarat teşkilatı olan MİT’in faaliyetlerini deşifre etmeye çalışan ve bu yolda o kuruma iftira atan Ahmet Şık’ın layık görüldüğünü unutmayacağız.

• İNCE’NİN KABALIĞI… AKŞENER’İN “PeKeKe”LİLERİ… KARAMOLLAOĞLU’NUN “ŞİRİN”LİĞİ...

Siyasetçilerden..

Muharrem İnce’nin, İmam Hatipliler için alay eder bir tarzda, gülerek “İmam hatibe çocuğunu gönderen annelere saygım sonsuz, ama bir de üniversite sınavında nereyi kazanıyor ona bak” hakaretlerini unutmayacağız.

“Suriye’lilere 40 milyar dolar harcadık.. Yazık günah” diyen solcu Muharrem İnce’yi unutmayacağız.

Suriyelilere verilen yemekleri kastederek, “Burası aşevi mi?” diye soran sosyal demokrat Muharrem İnce’yi unutmayacağız..

Milliyetçi geçinen Meral Akşener’in PKK’nın uzantısı HDP’nincumhurbaşkanı adayı için “Serbest kalmalı” açıklamasını unutmayacağız.

Ulusalcı subaylar Ali Aydın, Ali Türkşen’in milletvekili adayı olduğu İyi Parti’nin, PKK uzantısı HDP adayının serbest kalmasını isteyen açıklamalarına sessizliklerini unutmayacağız..

Yasakçılara, laikçilere, despotlara şirin gözükmek için, “Başörtüsü bir hanım için önemli bir simgedir. Ancak başörtüsü İslam’ın kendisi değildir” diyen, bunu da, sanki “Başörtü önemli.. Adaletsizlik yapmak önemli değil” diyen varmış gibi “Müslüman olmanın bir numaralı şartı adalettir. Haktır, o üstündür” diyerek gerekçelendiren Temel Karamollaoğlu’nu unutmayacağız..

1997’de Refah partili Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ı uyduruk bir iddia ile tutuklayan Ankara DGM yedek hakimi Tanju Güvendiren’i, 2018’de Saadet Partisi listelerinden birinci sırada milletvekili adayı gösteren parti yönetimini unutmayacağız..

• “TEHLİKE”Cİ CUMHURİYET’TTEN HDPKK İÇİN OY İSTEYEN ATATÜRKÇÜ KARI-KOCAYA… İSRAİL “ODA”CISINDAN "EMPERYALİST SOLCULAR”A... 

Medya organlarından..

2007 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, “Tehlikenin farkında mısınız” manşetleri ile çıkan.. 

Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesine o dönem karşı çıkıp.. 

2018’de ise, Abdullah Gül’ü çatı aday gösterip, Cumhurbaşkanı seçtirmek isteyen, bu yolla Tayyip Erdoğan’ı devirmek için her şeyi yapabileceğini bize gösteren ilkesiz Cumhuriyet gazetesini unutmayacağız..

27 Mayıs darbesine alkış tutan Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Tansel Çölaşan’ı.. PKK’lıların 5 güvenlik mensubumuzu şehit ettiği gün, HDP’ye oy çağrısında bulunan Emin Çölaşan’ı unutmayacağız..

PKK’nın uzantısı olan HDP’nin barajı aşması gerektiğini yazan ulusalcı gazetecileri, Atatürkçü yazarları unutmayacağız..

FETÖ’nün yayın organlarında kalem oynatan Gülen müritlerinin, kimi bölgelerde HDP’lilere, kimi bölgelerde SP’ye, kimi bölgelerde İyi Parti’ye, hatta kimi bölgelerde de CHP’ye oy verilmesi çağrısında bulunduklarını unutmayacağız..

İsrail’in; sivil protestoda bulunan Filistinlilerden 62 kişi öldürmesini haklı göstermek için, Rafael Sadi isimli İsrailliye sayfalarını açan solcu görünümlü odatv’yi unutmayacğız..

Türkiye’ye karşı dolar üzerinden operasyon yapmaya kalkışan emperyalist ABD’nin tezgahına destek çıkan, sözde solcuları, sosyalistleri unutmayacağız..

Said-i Nursi’nin talebesi olduklarını söyleyip, siyasetten uzak gibi görünen..

Ama siyasetin dibine kadar tüm pisliklerine bulanmaktan çekinmeyen, menfaat odaklı gruplaşmaları unutmayacağız..

• BATI’DAN DOĞUYA “MESAFE"LER...

Demokrasi havarisi kesilen sözde müttefik devletlerden..

HDP’ye miting yaptıran, ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na miting izni vermeyen Almanya’yı unutmayacağız..

Küçük küçük konulardan hır çıkartmaya çalışan Amerika Birleşik Devletleri’ni, Avusturya’yı, Hollanda’yı, Yunanistan’ı..

İslam ülkelerinden..

Suudi Arabistan’ı.. Birleşik Arap Emirlikleri’ni.. Mısır’ı..

Filistinlilerin katledildiği bir ortamda toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı’na, devlet başkanı düzeyinde katılmayarak, akılları sıra Tayyip Erdoğan’a mesafe koyanları unutmayacağız..

• KİMİN KİMLERLE, KİMLERİN KİMLERİ ALKIŞLADIĞINI…

24 Haziran’dan sonra da..

Bunların hepsini unutmayacağız..

Kimin, 24 Haziran’a giden süreçte, kimlerle ittifak ettiğini, kimlere alkış tuttuğunu unutmayacağız..

Unutturmayacağız..

Doğru icraatlar için. 

Hakedene, hakettiğini teslim etmek için..

İhanet edene, cezasını vermek için..

Dostunu, düşmanını bilmek için..

Sırtımızdan hançerlenmemek için..

Hem unutmayacağız.. Hem de unutturmayacağız..

.

Ali Karahasanoğlu, Yeni Akit -2 Haziran 2018, Cumartesi-

Yazıda, bazı siyahlaştırmalar ve ara başlıklar bize aittir.

dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir